KONYANIN ALİMLERİ

MEVLANA CELALEDDİN RUM’İ

MEVLANA CELALEDDİN RUM’İ

1207 Yılında Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Belh ise Afganistan’da bir şehirdir. Annesi Rükneddin Hatun, Babası bilginlerin sultanı olarak bilinen Bahaettin Veled’ tir. Afganistan’daki fikir ayrılıkları ve Moğol istilasının yaklaşıyor olması Bahaeddin Veled’in ailesi ve yakınlarının Belh’ten göç etmesine neden olmuştur. Bu göç Mekke, Medine, Bağdat, Şam, Malatya, Erzurum ve Karaman’da bir müddet kaldıktan sonra Selçuklu hükümdarı Sultan Alaaddin’in davet üzerine 1228 yılında Konya’da son bulmuş ve buraya yerleşmişlerdir.

Karaman şehrinde Gevher Banu Hatun ile evlenen Mevlana babasının verdiği  Bahaeddin Sultan Veled ve Alaaddin adında iki oğlu olmuştur. Daha sonraları vefat eden eşi Gevher Hatun’dan sonra tekrar evlenen Mevlana Kerra Hatun’dan da Muzaffer ve Melike isimli iki çocuğu olmuştur. Hazreti  Mevlana çocukluk yaşlarından beri babasının yolunda gitmiş küçüklük yaşlarında babasının derslerine başlamış Allah aşkını ve hakikatin sırlarını bulmaya çalışmıştır.

Türkçe, Arapça, Farsça, Halk Rumcası, gibi birçok dil öğrenmiş,İslam ile birlikte farklı dinleri de araştırmış babasını bir önder olarak kabul eden Mevlana babasının ölümünden sonra  Seyyid Burhaneddin  Tirmizi’ den, tarihten tıp ilmine kadar tüm derslerin eğitimini almıştır.

Bu sırada Şems Tebrizi ulaştığı manevi makamda kendisi gibi hak dostu aramaktadır. Hz Mevlana Şems ile önce Şam’da daha sonra da Konya’da karşılaşırlar. Hak aşığı iki dost ilahi sohbetlere dalarlar ve nice mertebelere ulaşırlar. Birbirleriyle hayli zaman geçirirler, vaktinin çoğunu dostu ile ilahi sohbete dalarak maneviyattan şiirler okuyarak ve sema ederek geçiren Mevlana’yı talebeleri çok kıskanırlar ve Şemsi Tebrizi hakkında saygısızca dedikodu çıkarırlar. Şems buna çok üzülerek Şam’a gider Mevlana bu ayrılığa çok üzülerek bir köşeye çekilir ve Divan-ı Kebir isimli kitabındaki şiirlerini yazar. Buna sebep olanlar ise Mevlana’ya pişmanlıklarını dile getirirler. Daha sonra Mevlana’nın oğlu Sultan Veled önderliğindeki  bir grup kabile Şems’i  Şam’dan geri getirirler. Bugünkü türbesi Konya da halkın ziyaretine açıktır.

Mevlana Hazretleri yobaz düşüncelerden ve sahte şeylerden şikayetçi olmuş Ömrümün özeti olarak ‘’Hamdım, Piştim ve Yandım’’ demiştir. 17 Aralık günü Allah’a kavuşmuş olan Mevlana’yı ayrılığın son gecesi olarak  Mevleviler Şeb-i Arûs( düğün gecesi)  olarak anarlar.

ESERLERİ; Mesnevi , Divan- Kebir, Fih-i ma Fih, Mecalis-i Seb’a ve Mektubat’ dır.

Facebook ile yorum bırak
Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Kapalı